Kurumlarda Ağ Güvenlik Stratejileri - Gais Security- Gais Siber Güvenlik Teknolojileri

Kurumlarda Ağ Güvenlik Stratejileri

Soğuk savaş sonrası, siber savaşlar ve siber cepheler açıldı. Ülkelerin, rejimlerin ve toplulukların dijital ortamda sağlanan bilgilerle şekillendiği günümüzde, atılacak adımları ve alınacak aksiyonları bu kapsamda değerlendirmekte fayda var. Bilgi Güvenliği alanındaki en büyük dezavantaj, çalınan bilginin farkına varmak ve sızıntının tespitinin çok zor olmasıdır. Çünkü dijital ortamda sahibi olduğunuz veya yönettiğiniz bilgi çalındığında da hala koyduğunuz yerdedir. Sizden habersiz şirket, kurum veya kişisel bilgilerinize kim, hangi ip adresinden, ne zaman erişti ve nasıl bu bilgilere ulaştığı sorusunun cevabı çoğu zaman samanlıkta iğne aramaktan farksızdır.


WikiLeaks, Edward Snowden NSA vakası ve Panama belgeleri ile bir kez daha ağ güvenliğinin sağlanması ve bu verilere erişimin takip edilmesinin ne derece önemli olduğunu görmüş olduk. Amacı veya nasıl çalıştıkları konusunda birçok teori olmasına rağmen bilginin ne büyük silah olduğu konusunda hem fikir olmamızı sağlamıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarda sahip olunan ve gizlilik arzeden belgelerin (sağlık bilgileri, finansal bilgiler, müşteri bilgileri, sipariş geçmişi, arge-tasarım detayları, pazar araştırmaları, satış planları, finansal planlar, kurum içi yazışmalar, özel yaşamla ilgili bilgiler) korunması ve bu yetkili / yetkisiz erişim bilgilerinin rutin olarak gözden geçirilmesi kendi içimizde yaşanacak WikiLeaks vakalarının önüne geçecektir. Şirket çalışanlarından birisinin ilerleyen zamanlarda Julian Assange (WikiLeaks Kurucusu) rolunu üstlenirse kaybedecekleriniz sadece para değil, tekrar kazanamayacağınız marka değeriniz ve itibarınız da olacaktır.

Peki neler yapmalıyız?

Ağ Cihazları

Şirket ağ topolojisi ve kullanılacak cihazların seçimi marka ve reklam algısından uzak olmalıdır. Önemli olan sizin ihtiyacınızın ne olduğu ve bu ihtiyacı görecek ağ cihazlarının seçimidir. Anlık trafik miktarı, trafiği oluşturacak protocollerin neler olacağı, yedeklilik ve siber saldırı ihtimalinin yaşanacağı noktaları blirlemek ve buna göre mimariyi oluşturmada fayda var.

Her bir istemcinin daha Layer 7 (Uygulama Katmanı) katmanına gelmeden kontrol edilmesi ve belli kontrollerden geçerek ağa dahil olması sağlanmalıdır. Örneğin şirkete gelen bir misafire verdiğiniz internet hizmeti sebebiyle, şirket sunucuları ile aynı ağa dahil olmamalıdır. Ağ segmentasyonu yapılarak sunucu, veritabanı ve uygulama sunucuları farklı sanal ağ içerisinde yer alarak, dış erişime açılan sistemlerin hacklenmesi durumunda, zafiyet barındıran sunucu dışına erişilmesinin önüne geçilecektir.

Son günlerde hızlı bir artış gösteren DDOS saldırıları özel ve kamu kuruluşlarında ciddi servis aksaklıklarına sebep olmakta ve prestij kaybının yanı sıra parasal kayıplarında yaşandığı görülmektedir.

Firmaların bu konuda ciddi yatırımlar yaptığını fakat aynı kararlılığın çözümün konumlandırılması akabinde logların, uyarıların ve geri bildirimlerin yönetilmesi konusunda gösterilmediği görülmektedir. Yapılan bir ddos saldırısı esnasında wireshark v.s. araçlar ile trafiğin analizi yapılabilir ve gerekli önlemler alınabilir. Fakat atakların mesai saati dışında yapıldığında ve o anda analiz edemediğiniz durumlarda buna ek olarak yapılan bir saldırının hukuki sürecinde kanıt dökümanı olması açısından log yönetimi entegrasyonu vazgeçilmezdir.

 

Log Yönetimi çözümleri ile güvenlik cihazlarının bu noktadaki entegrasyonu çok önemli olup saldırı esnasında anlık mail, sms ve script v.s. geri bildirimler alınacak aksiyonları hızlandıracaktır. Log Yönetimi çözümlerine entegre edilen güvenlik cihazlarında (Firewall, IPS, IDS, WAF v.b.) istenilen log kayıtlarının alınması , anlamlandırılması ve korelasyon çalışmaları bu noktada önem kazanmaktadır.

  

Log Yönetimi

Veri sınıflaması yaparak sizin için önemli olan verileri önemlilik derecesine göre sınıflandırın. Bu verilere erişimi Log Yönetim sistemleri ile takip ederek kimlerin,  ne zaman erişim sağladığını  kayıt altına almak   ve bu verilerin anlık veya düzenli olarak raporlanması, yaşanacak suistimallerin önüne geçecektir.

Bilgi sızıntısında kullanılan yöntem ve tekniklerin çeşitliliği göz önüne alınırsa ve konumlandıracağımız güvenlik ürünlerinde de bu  kriterlere göre karar verilirse sızdırmalara karşı alınacak önlemlerde, daha yerinde kararların alınması sağlanacaktır.

Log yönetimi projelerinde en çok karşılalaşılan sorulardan birisi de “Nesne Erişim” kontrolleridir. Yani belirlenen bir dosyayı hangi kullanıcı sildi, hangi kullanıcı sahipliğini aldı veya değiştirdi v.s. soruların cevabının bulunmasıdır. Maaş, özlük, satınalma raporları gibi firma veya kurum için çok önemli bilgilerin olduğu bir dosya/klasor olduğunu düşünürsek ve bu dosyalara yapılan erişimlerin kayıt altına alınması, kritik durumlarda mail, sms v.b. alert mekanizmalarının oluşturulması çoğu zaman hayat kurtaracaktır.

Kurumsal ağınız üzerindeki aşağıdaki aktivitelere ait bilgilerin kayıt altına alınması ve anlık uyarı mekanizmasının kurulması gerekmektedir;

 

  • Güvenlik ihlallerinin anında tespiti ve delillerin toplanması
  • Cobit, PCI v.b kurum standartları
  • Performans izleme
  • Başarılı, başarısız erişimlerin tespiti
  • Yetkili \Yetkisiz erişimlerin tespiti
  • Kritik dosyalara erişimin takibi
  • Logların kaybolma ve silinme riskinin ortadan kalkması
  • Kritik olayların, alarm politikasının belirlenmesi ve ilgili aksiyonun alınması
  • Sistem yöneticilerinin takibi
  • Kullanıcı bazında usb diske kimin ne kopyaladığı
  • Donanım, ip , hostname gibi değişikliklerin takibi
  • İstemci tarafında çalışan sniffer (cain, wireshark) uygulamalarının tespiti
  • Belirlemiş olduğumuz kullanıcıların kritik durumlarda ekran görüntülerinin kaydı
  • Günün herhangi bir anında hangi kullanıcı, hangi bilgisayarlarda online olduğunun tespiti
  • Print server mimarisi içerisinde kimler hangi yazıcıdan, hangi dökümanın çıktısını aldı
  • Belirlemiş olduğumuz bir text, örneğin “TC Kimlik No ” hangi yazıcıdan ve kim tarafından çıktı alındı
  • Hangi bilgisayara , kim, hangi porttan erişmeye çalıştı
  • Kimler port taraması yaptı
  • Kimler hangi saatte vpn ile uzaktan erişim yaptı
  • Bilgisayarlarda donanım değişikliği varmı
  • Kaçak lisans kullanılan programlar ve işletim sistemleri hangileri
  • Tanımlı ssid’ lerin dışında kimler şirket dışındaki kablosuz networklere bağlandı
  • Hangi kullanıcılar P2P (Emule, Kazaa v.s) uygulamaları kullanıyor
  • En çok network aktivitesi hangi bilgisayarlardan yapılıyor, (virüs, trojan) belirtisi
  • Hangi kullanıcılar, hangi dökümanın veya gizli evrağı ekran görüntüsünü aldı

 

 Siber İstihbarat

Yapılan tüm bu yatırım ve çalışmalar var olan bilginin korunması adınadır. Fakat olası bir sızıntıdan haberdar olmanız için bir kulağınızın dışarıda olması veya sizin adınıza dijital ortamda bu bilgileri sağlayacak servisler ile çalışmanızda fayda var. En büyük veri sızıntıları afişe olmamış hack vakalarıdır. Bu makaleyi okurken bile birileri sizin sistemlerinize sızmış ve şirketinize ait ihale, finans veya mahrem bilgilerinizi alıyor olabilir. Uygulama ve sunucularınızı yılda bir kez güvenlik testine tabi tutumak artık eski bir yöntem ve yanlış algıdır. Rakip firmalar, istihbarat örgütleri veya kızgın bir müşterinin hedefindesiniz. Onların silahı ile kuşanmadığınız sürece dijital ortamda ayakta kalmak mümkün değildir.


Editor 15.08.2017